25.00

Bir Halkı Savunmak

Açıklama

 

Bir Halkı Savunmak, Abdullah Öcalan tarafından yazılan ve yakalanmasından sonra mahkemeye verdiği savunma metnidir.

Türkiye’de kitaba bir dönem toplatma kararı verilmiş, ardından yasak kararı kaldırılmıştır. Bununla birlikte halen zaman zaman düzenlenen polis operasyonlar kapsamında suç unsuru teşkil edebildiği ve toplatıldığı belirtilmiştir.

Kitap, “Devlet, İktidar ve Şiddet Ötesinde” adıyla Almanca dilinde de basılmıştır.

Abdullah Öcalan İmralı Adası’ndaki cezaevinde kaleme aldığı bu eserinde, 1999 tarihinde yakalanmasının ardından cezaevindeki ağır tecrit koşullarında bir mahkumiyet yaşadığını, bununla birlikte hukuksal savunmaya devam etmesi nedeniyle çeşitli başvuruları olduğundan bahsetmektedir. Öcalan, bu süreç içerisinde gerek Türkiye mahkemeleri gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu hukuksal başvuruların “bireysel başvuruya” indirgendiğini, fakat sorunun toplumsal ve siyasal etkenlere dayandığını ifade eder.

Ardından toplumsallaşma üzerine görüşlerini açıklayan Öcalan, toplumsallığın insan türünün varlık koşulu olduğunu ve kendinden önceki insana en yakın familya olan primat türünden kopup insanlaşmasını sosyal bilimin en yakın gerçeği olduğunu ifade eder. Bununla birlikte “Yalnız birey yoktur. Toplumu yıkılmış birey olabilir, ama en azından bu birey bile yıkılmış toplumunun anılarıyla birlikte ayaktadır.” sözleriyle insan türünün güç kazanmasını toplumsal düzeyiyle kurduğu ilişkiye bağlı olduğunu iddia eder.

Eserde bu bahsi geçen konuların çözümü için Murray Bookchin’in eserlerine referans alan Öcalan, özyönetim, özerklik, demokratik modernite gibi kavramların mezopotamya coğrafyası için bir çözüm yolu olacağından bahseder.

Bunlarla birlikte bu eserinde Öcalan laiklik konusunu da ele almıştır. Öcalan’a göre, “laik devlet ideası köklü bir devrimden geçmedikçe ütopik bir ideadır” ve kapitalist modernite adını verdiği sistem, ideolojik hegemonyasını korumak için laikliği kullanmaktadır. Öcalan, laik Türkiye sisteminin Kürt siyasi hareketine karşı dini kullanarak ve belli zaman dilimlerinde çeşitli tarikatlarla işbirliği yaparak kapitalist modernitenin Türkiye örneğindeki “ikiyüzlülüğünü” gösterdiğini iddia etmektedir. Öcalan bu durumu şöyle açıklamaktadır;

“Bu temelde destekledikleri birçok tarikat vardır. Örneğin, Nakşî tarikatı da bunlardan bir tanesidir ve siyasi yönden en çok desteklenenlerin başında gelmektedir. Unutmayalım ki, bu tarikat, daha Yavuz Selim zamanında Osmanlılar tarafından bir ajan tarikat biçiminde örgütlendirilmiştir. Yani yüzyıllardan beri bu temelde kullanılan Nakşîcilik, basit bir olay olarak görülmemelidir. Kaynağım İdris-i Bitlisi’lerin öncesinden alıyor. Ve temsilcileri günümüzde sadece Bitlis’te de değildir; ülkemizin Güney’ine, Barzanilere dek uzanmaktadır. Hepsi bugün de hükümetle içli-dışlıdır. Cumhuriyetin laiklik gerçeğinin ikiyüzlülüğünü gösteriyorlar. Bunların laiklikte ne denli riyakâr ve sahtekâr olduklarını bu örneklerle daha da yakından görebiliyoruz.”

Yine Öcalan’ın bu eserde anlattığına göre; Türkiye’nin kurulmasından bu yana, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasının yarattığı endişe ile Kürt etnisitesine ve Kürt kültürüne karşı bir asimilasyon politikası uygulanmıştır. Öcalan, Lenin ve Sartre’nin görüşlerine atıfta bulunarak ve onlarla paralel düşündüğünü ifade ederek, terör ve terörizm kavramlarını, devrim formülasyonu içinde baskıdan kurtulma ve özgürleşme adına askeri gereklilikler dahilinde doğan ve meşruiyeti sorgulanamayacak zorunlu bir eylem yöntemi olarak görmektedir.

 

YAZAR: ABDULLAH ÖCALAN

ISBN: 978-605-65518-3-3

Ebat: 13,5×21,5
Sayfa Sayısı: 552
Kâğıt: Lüks Enzo 60 gr
Cilt: Amerikan Cilt
1. Baskı: Ağustos 2015, İstanbul
Fiyat: 25 TL

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Bir Halkı Savunmak” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

detail product

about the author

No Author assigned to this book
Setting

Layout

reset default
X